Bakan Bilgin: Deprem bölgesinde normalleşme için bütün tedbirleri alıyoruz

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, Malatya Afet Koordinasyon Merkezi’nde, deprem bölgesindeki yeni istihdam paketine ve çalışma hayatına ilişkin açıklamalarda bulundu. Bakan Bilgin, ’Emeklilikte Yaşa Takılanlar’dan (EYT), bölgedeki esnafın tekrar iş hayatına katılmasına kadar çalışma hayatına dair bilgiler verdi. Depremden sonra selin bölgede etkili olduğunu vurgulayan Bakan Bilgin, “Şanlıurfa ve başka şehirlerimizde sel ortaya çıktı. Deprem büyük bir felaket. Bu felaketin meydana getirdiği sorunları aşmak, Türk devleti elinden gelen her şeyi yapıyor. İlk aşamada kurtarma faaliyetleri, sonra kurtulan insanları, depremzedeleri bölgede kalacaklarsa onların yaşayabilecekleri çadırları, çadır kentleri, konteyner kentleri, arkasından yeni hayat alanlarının planlanarak inşaatların bir an önce başlatılması konusunda bir çalışma yapılıyor. Bu çalışmalar çok hızlı bir şekilde devam ediyor. Birçok yerde temel atma sürecine girilmişti. Dolayısıyla Türk devletinin bu felaket karşısında milletin hizmetinde olduğunu tüm kamuoyu biliyor. Bu konuda da elimizden gelen her türlü gayreti sarf etmeye devam edeceğiz” diye konuştu.

25 BİN YENİ İSTİHDAM

Çalışma hayatının, yaşamın normalleşmesi için önemli gösterge olduğunu, üretim faaliyetine başlanması, esnafın, ticaret hayatının canlanması konusunda da kendilerine düşen her görevi yerine getireceklerini ve her sorunu çözeceklerini ifade eden Bakan Bilgin, şunları söyledi:

“Deprem olur olmaz biz SGK üzerinden ilaç katılım payı, depremzedelerden doktor tedavi katılım payını kaldırmıştık. Bundan sonra da hemen devreye kısa çalışma ödeneğini, nakdi ücret desteğini sunduk. İşletmelerin kendileri üretim faaliyetlerine devam edememe ya da pazarlarını kaybetme ya da sorun yaşama durumlarında onun şartlarını biliyorlar. Bu imkanları doğrudan doğruya çalışma hayatının istifade etmesi için onların önüne koyduk. Müracaatlar başladı, ödemeler yapılıyor. Bölgedeki en önemli problem, istihdam. Gelir kaybına maruz kalmış olan ailelerin gelir sahibi yapılması, bu konuda da ilk aşamada 25 bin yeni istihdam gerçekleştirdik. Valilerimizin organizasyonuyla yürüyor bu istihdam, geliri olmayan aileler tespit edilerek. İkinci 25 bini de bölgede uygulamaya sokacağız. İkinci 25 bin istihdam paketini de açacağız. Dolayısıyla bölgemizin normalleşmesi, ekonomik hayatın harekete geçmesi, yeniden başlangıcını teşvik edecek bütün tedbirleri alıyoruz. Bu konuda da hiçbir sınır tanımadan her ihtiyacı karşılamak bizim görevimiz.”

’20 YILLIK SORUNU ÇÖZDÜK’

Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) sorununu da çözdüklerini ifade eden Bakan Bilgin, “Bu sorun Türkiye’nin 20 yılı aşkın yaşadığı bir konuydu. Bu çözüldü. Fakat onun sevinci, buruk bir sevince dönüştü. Bölgemizde de EYT’ye ya da diğer emeklilik, normal aşamalardan geçerek emekli olmak isteyen yurttaşlarımızın bu taleplerini karşılıyoruz. Çalışmalarımız bizim Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) çalışmaları devam ediyor. Bu konuda da kimsenin herhangi bir hak kaybı olmayacaktır. Onun bilinmesini isterim. Hiç kimsenin hak kaybına maruz kalmayacağının altını çizmek isterim. Buralarda herhangi bir gecikme olduğu zaman da onlar telafi edilecektir. Hiçbir gecikme, hiçbir hak kaybı söz konusu olmayacaktır. Bölgede iş hayatının yeniden canlanması, ekonominin yeniden harekete geçmesi, insanların çarşıda pazarda yeniden görünebilmesi için bizim bu destekleri vermemiz lazım. Türk devleti elinden gelen bütün destekleri verecektir. Biz de bakanlık olarak üstümüze düşen bütün görevleri yapacağız. Cumhurbaşkanımız dün de grup toplantısında bahsettiler, Türkiye Cumhuriyeti bir sosyal devlettir. Vatandaşının bütün ihtiyaçlarını karşılamak üzere, bütün kurumlarıyla milletimizin, bölgemizin hizmetindedir. Bu konuda bütün talepleri karşılayacağımız, bütün imkanları seferber edeceğimizi belirtmek isterim. Acıları ortadan kaldırmak mümkün değildir ama acılarımızı paylaşarak azaltacağız. Önümüzdeki bütün sorunları çözerek geleceğe hazırlanacağız. Geleceğimizi yeniden kuracağız” dedi.

Bakan Bilgin, daha sonra Organize Sanayi Bölgesi’nde cam fabrikasında sanayicilerle buluştu. Bilgin, sanayicilerin üretimin artırılmasına ve işçilere yönelik talebini dinledi. Bilgin, depremin acısını hafifletmek için bir arada, dayanışma içinde geleceğe hazırlanılması gerektiğini belirterek, “Sanayiden gelen, gelecek her türlü talebi bizim yasal mevzuatımızın sınırları içerisinde karşılamaya hazırız. Sanayi harekete geçmeden, Türkiye harekete geçemez. Üretim başlarsa ticaret başlar. İnsanlar çalışanlar evine ekmek götürebilirler. Depremin çeşitli büyüklükteki sanayi kuruluşlarına verdiği tahribat ve onların sorunlarını ortaya çıkardık” dedi.

Bakan Bilgin, yaşanan problemlerle ilgili, ilk aşamadaki sorunun iş gücü kaybı olduğunu söyleyerek, “Yani çalışan insanların iş gücümüzün başka şehirlere gitmesi ve üretimin tekrar yeniden harekete geçmesi için ihtiyaç duyduğu emeği organize edememesi. Bu konuda bizim zaten bir hazırlığımız var, onu çeşitli vesilelerle duyurdum. O şu çalışanlarınızın aldığı asgari ücretin üstünde onlara bir destek vermek. Bu işveren sigorta priminin doğrudan doğruya devlet tarafından karşılanarak işverenin verdiği payın işçi maaşına, işin ücretine eklenmesi. Bu çalışmamızı son aşamaya getirdik” diye konuştu.

’EYT’DEN EMEKLİ OLAN İŞÇİLERİN TEKRAR ÇALIŞMASININ ÖNÜNÜ AÇTIK’

Kısa çalışma ödeneğinin devreye sokulduğuna değinen Bakan Bilgin, bununla bölgeden emeğin uzaklaşmasının da önüne geçileceğini dile getirdi. Bilgin, asgari ücret desteğiyle çalışanlara destek verdiklerini, EYT’den dolayı emekli olan işçilerin tekrar çalışmasının önünü açtıklarını vurgulayarak, “Sanayiden gelen, gelecek her türlü talebi bizim yasal mevzuatımızın sınırları içerisinde karşılamaya hazırız. Sanayi harekete geçmeden, Türkiye harekete geçemez. Türkiye sanayi ile büyüyor. Son açıklanan sanayi rakamları da büyümenin devam ettiğini ve sanayiye dayalı büyümenin devam ettiğini gösteriyor. Bizim iki çıkış yolumuz var. Biri; sanayinin büyümesi. Ekonomiyi sürükleyecek, diğer sektörleri sürükleyecek bir etki yaratması. İkinci; yolumuz da ihracat. Hadi üçüncüsünden bahsedeyim. O da turizm. Bu iki şey olmadan turizm, tek başına sorunları çözemez. Bunun için iş birliği yaparak, dayanışma içerisinde depremin sorunları da dahil bütün sorunları çözeceğimizi belirtmek isterim” dedi.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*