Tokat Yazıcık’ta yapılması planlanan Bentonit maden ocağı projesine tepki: ‘Kazanan şirket olur, halk kaybeder’

tokat yazicikta yapilmasi planlanan bentonit maden ocagi projesine tepki kazanan sirket olur halk kaybeder OexQ99bz.jpg

tokat yazicikta yapilmasi planlanan bentonit maden ocagi projesine tepki kazanan sirket olur halk kaybeder OexQ99bz.jpg

Tokat’ın Niksar Yazıcık bölgesinde yer alan Bentonit Madeni Projesi, çevre ve canlı yaşamını tehlikeye atan bir durumu ortaya çıkarıyor. 40 yıllık bir geçmişe sahip olan maden ocağı, 1920 hektarlık bir alana sahiptir ve Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) alanı ise 513 hektar olarak belirlenmiştir. Burada kurulacak olan maden ocağı, Mera Yasası ve Orman Yasası ile koruma altına alınmıştır. Sadece Yazıcık kasabasıyla sınırlı olmayan bu maden bölgesi, Asar ve Dağüstü köyleriyle birlikte Niksar Ovası’nın çatı ekosistemi olan Karaçam Düden Yaylası’nı da dolaylı olarak etkilemektedir. Ayrıca, proje sahasında yapılan flora çalışmaları sonucunda, ayı gülü, sümbül, salep gibi 21 endemik bitki türü tespit edilmiştir. Bu endemik bitkilerin bölgeye zarar verebilecek şekilde yok edilmesi, büyük bir tehlikedir. Birleşik Kamu-İş Tokat İl Başkanı Ozan Şen, proje ile ilgili olarak su yollarının değişmesi, yer altı sularının kirlenmesi gibi olumsuz etkilerin olabileceğini dile getirmiştir.

‘ÇEVRE MESELESİ DEĞİL; BİR YAŞAM HAKKI MÜCADELESİ’

Şen, “Bu bölge sadece buranın değil, tüm Anadolu’nun yaşam kaynağıdır. Bu verimli topraklar, Yeşilırmak’ın beslediği verimli ovalar, eski köyleri ve eşsiz doğal çeşitliliğiyle binlerce insanın geçim kaynağı olmuştur. Ancak şimdi burada planlanan bentonit madeni projesi, sadece bir çevre meselesi değil; aynı zamanda bir yaşam hakkı mücadelesidir” ifadelerini kullanmıştır.

‘DOĞAYI ‘EKONOMİK KAYNAK’ ADI ALTINDA RUHSATLARLA PARÇALIYORLAR’

Şen, “Doğal kaynakları ‘ekonomik kaynak’ adı altında parçalamak isteyenler var. Bir beldelerin geleceği, birkaç sayfalık bir izin belgesi ile belirlenemez” şeklinde tepkisini dile getirmiştir. Ayrıca, olası zararların su yollarını değiştirebileceği, erozyonu artırabileceği, yeraltı sularını kirletebileceği ve endemik bitkileri yok edebileceği konusunda uyarılarda bulunmuştur. Şen, Yazıcık çevresinin, özellikle yerel nilüfer türü ve zengin flora yapısıyla Tokat’ın en hassas ekosistemlerinden biri olduğunu vurgulamıştır. Eğer bu alanlar kaybolursa, sadece bitkiler değil; o bitkilerle birlikte yaşayan kültür, üretim ve hafıza da kaybolacaktır” demiştir.

‘YAZICIK, RANTIN DEĞİL; DİRENCİN VE UMUDUN ADI OLACAKTIR’

Maden ruhsatlarının her geçen gün artmakta olduğu Tokat genelinde durumu endişeyle takip ettiklerini belirten Şen, “Maden ruhsatları artık köylülerin ve doğanın geleceğini tehdit etmektedir. Madencilik yapılacaksa, şeffaf denetim, bağımsız bilimsel rapor, yerel halkın onayı ve kamusal yarar ilkesi kesinlikle göz önünde bulundurulmalıdır. Aksi takdirde kazanan sadece birkaç şirket olurken, kaybeden ise bir bölgenin doğası, halkı ve yarını olacaktır” şeklinde konuşmuştur. Şen, Bentonit madeninden elde edilecek kısa vadeli kazançların, yok olan doğal güzellikleri geri getiremeyeceğini söyleyerek, “Biz Birleşik Kamu-İş olarak, işçi, köylü, emek ve doğa yanında olmaya devam edeceğiz. Doğayı korumak, sadece çevreciliğin değil, aynı zamanda kamucu bir vicdanın da gereğidir. Bu toprağın geleceğini, rant uğruna harcamayacağız. Biz burada geleceğimizi satmıyoruz. Yazıcık, rantın değil; direncin ve umudun sembolü olacaktır” şeklinde açıklamalarına devam etmiştir.